İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Müzik ve Opera Yönetmenliği’nin Z Müzik Yapım’ın yöneticilerinden Nilüfer Saltık ile birlikte hayata geçirdiği “Eski İstanbul Sokak Eğlencesi Laterna” İstanbul’un farklı semtlerinin caddelerinde, meydanlarında yüz yıldır kimselerin görmediği, hatırlamadığı müzik kutusu Laterna’ya yeniden hayat verecek. Laterna, eski İstanbul şarkılarından oluşan özel repertuarı, müzisyenler, dansçılar, eski İstanbul ikramları ve hatıra fotoğraf çekimi ile çeşitli semtlerde yerini alacak.
Laterna’nın silindirinden sokağa dökülecek nostaljik melodiler 8-12 Haziran tarihleri arasında Galatasaray’da olacak. Laterna’nın özel repertuarı, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 17.00-20.00 arasında sırasıyla, Taksim Meydanı, Tünel, Galata-Kuledibi, Dolmabahçe Çay Bahçesi, Karaköy İskelesi, Ayasofya Müzesi önü, Haydarpaşa, Şaşkınbakkal ve Adalar’da ücretsiz olarak dinlenebilecek.
Laterna Hakkında
Sihirli bir müzik kutusu Laterna’nın geçmişi, taş plaklar çıkmadan önceye dayanıyor.
Tarihte ilk Laterna İngiltere Bristol’de 1808 yılında, bir piyano yapımcısı tarafından, piyano tuşlarının yerine silindir yerleştirilerek imal edildi. 19’ncu yüzyılda Avrupa’da yaygınlık kazandı.
Osmanlı imparatorluğu topraklarına da aynı yüzyılın ortalarında gelen Laterna, İstanbul, İzmir ve Selanik’te büyük önem kazandı, hatta buradan İskenderiye ve Kahire’ye kadar ulaştı.
İstanbul’da 1855 yılından itibaren Turkoni, Karmello, Armao adlı ustalar Laternanın yaygınlaşmasında önemli rol oynadılar. Bu ustalar ürettikleri Laternalarda, Osmanlı’nın çok kültürlü müzikal yapısını yansıtan repertuarlar oluşturdu. Tango, vals, fokstrot gibi Avrupa ezgilerinin yanı sıra hasapiko, sirto, zeybetiko, hasaposerviko gibi Rum ezgileri kullandı.
Laterna her yere kolay taşınabilmesi, canlı müzik ihtiyacını mekanik olarak karşılayabilmesi, zengin ses kalitesiyle döneminde halk tarafından benimsendi ve inanılmaz popülerlik kazandı. Meyhanede, kırda, özellikle Rumların eğlence ile içiçe geçmiş olan dini günleri “panayırlar”da orkestra yerini tutarak, eğlencenin bel kemiğini oluşturdu. Böylelikle Laterna İstanbul’un kültür tarihinde vazgeçilmez yerini aldı.
Rum ustaların üretimindeki Laterna, nüfusun mübadelelerle ayrılması sonucu giderek azaldı. Laterna da İstanbul sokaklarından silindi gitti. Bugün Laterna yapımını bilen son usta Selanik’te yaşayan Panos İoannidis.

















